Güzel bir şiir

 Yavaş yavaş ölürler
Seyahat etmeyenler,

Yavaş yavaş ölürler okumayanlar,
 
müzik dinlemeyenler
,
 
vicdanlarında hoş görmeyi barındıramayanlar.

 

Yavaş yavaş ölürler
izzet-i-nefislerini yıkanlar,

hiçbir zaman yardım istemeyenler.

 

Yavaş yavaş ölürler

Alışkanlıklarına esir olanlar,

  her gün aynı yolları yürüyenler,

Ufuklarını genişletmeyen ve değiştirmeyenler,

Elbiselerinin rengini değistirme riskine bile girmeyenler,

veya bir yabancı ile konuşmayanlar,

 

Yavaş yavaş ölürler

İhtiraslardan ve verdikleri heyecanlardan kaçınanlar,

 tamir edilen kırık kalplerin gözlerindeki pırıltıyı görmek istemekten kaçınanlar

Yavaş yavaş ölürler

 

Yavaş yavaş ölürler

Aşkta veya işte bedbaht olup istikamet değiştirmeyenler,

Rüyalarını gerçekleştirmek için risk almayanlar,

Hayatlarında bir kez dahi mantıklı tavsiyelerin dışına çıkmamış olanlar.

Yavaş yavaş ölürler

 

Şimdi Yaşayın

 

Bu gün riske girin

 

Hemen harekete geçin

 

Kendini yavaş ölüme teslim etme!

Mutluluktan kaçınma!

Pablo Neruda

 

Muere lentamente quien no viaja,
quien no lee,

quien no oye música,

 quien no encuentra gracia en sí mismo.

Muere lentamente

quien destruye su amor própio,

quien no se deja ayudar.

Muere lentamente

quien se transforma en esclavo del hábito

repitiendo todos los días los mismos trayectos,

quien no cambia de marca,

no se atreve a cambiar el color de su  vestimenta

o bien no conversa con quien no conoce.

Muere lentamente

quien evita una pasión y su remolino de emociones,

justamente éstas que regresan el brillo a los ojos

y  restauran los corazones destrozados.

Muere lentamente

quien no gira el volante cuando está infeliz con
su trabajo, o su amor,

quien no arriesga lo cierto ni lo incierto para ir
atrás de un sueño

quien no se permite, ni siquiera una vez en su vida,

huir de los consejos sensatos...

¡ Vive hoy !

¡ Arriesga hoy !

¡ Hazlo hoy !

¡ No te dejes morir lentamente !

¡ NO TE IMPIDAS SER FELIZ !

Pablo Neruda

Yorum (3) Yorum yaz!

Ben izsiz şiirler kalır geriye

Ben izsiz şiirler kalır geriye

 

Kokusuna yüklü hasretler taşır
Her teli karışır gümüş sırçalara
Kah duman olur vapur üstünde
Kah martı, duman üstünde.
Aşiyan’dan yuvarlanır rüzgar
Savrulur Tevfik Fikret şiirleri
Mevsimler kalır dudak kenarında
Yıkar Marmara gece-i sevişleri
Kurutur Üsküdar’da bir mendil
Şahittir Kızkulesi sessiz duruşuma
Yıldızlar toplanır,
Masalardan iskambil
Biter kumar, yiter gece

Siz bilmezsiniz
Anason çoktan sinmiştir çiy damlasına
Güller sarhoş, mevsim alkolik.
Bir şarkı yalpalanır güneş kızın sesinde
Serilir güne saçları
Saçları kadar savruk İstanbul.
Kirpik örgüsünde giyinirim şehre
Şehir bana çıplak
Doğumlar düşer sancılarıma
Ölümler sarılı, doğumlar çıplak
Saçları örülür
Boynunda nefesim
Biter kadınlığı şehrin, yiter gece

Bekaretinde tükenir sanırsınız kelimeler
Siz duymazsınız
İstiflenir ıslığa yalnızlıklar
Şiirler birikir
Öfkeler dizilir berduşların başında
Çelimsiz gövdelerin gölgesinde
Çapraz adımlarla dolaşır caddeleri
Adressiz rüzgarlar.
Zaman, gümüş kurşun hızında
Gel gör ki;
Yaprak düşümü sessizliği.
Mevsimler dökülür, çizgiler düşer
Mısrası saklım
Biter ömür, yitip gider şair.

Ben izsiz şiirler kalır geriye.
 

Arzu Altınçiçek

Yorum (yok) Yorum yaz!

Ayrılık Sevdaya Dahil

 

 

Ayrılık Sevdaya Dahil
 

 

görinen yıldız değil yir yir delinmişdür felek
gün yüzünün hasretiyle tir-i ahımdan benüm

necati

-1.
açılmış sarmaşık gülleri
kokularıyla baygın
en görkemli saatinde yıldız alacasının
gizli bir yılan gibi yuvalanmış
içimde keder
uzak bir telefonda ağlayan
yağmurlu genç kadın

-2.

rüzgâr
uzak karanlıklara sürmüş yıldızları
mor kıvılcımlar geçiyor
dağınık yalnızlığımdan
onu çok arıyorum onu çok arıyorum
heryerinde vücudumun
ağır yanık sızıları
bir yerlere yıldırım düşüyorum
ayrılığımızı hissettiğim an
demirler eriyor hırsımdan

-3.


ay ışığına batmış
karabiber ağaçları
gümüş tozu
gecenin ırmağında yüzüyor zambaklar
yaseminler unutulmuş
tedirgin gülümser
çünkü ayrılmanın da vahşi bir tadı var
çünkü ayrılık da sevdâya dahil
çünkü ayrılanlar hâlâ sevgili
hiç bir anı tek başına yaşayamazlar
her an ötekisiyle birlikte
herşey onunla ilgili

telaşlı karanlıkta yumuşak yarasalar
gittikçe genişleyen
yakılmış ot kokusu
yıldızlar inanılmayacak bir irilikte
yansımalar tutmuş bütün sâhili
çünkü ayrılmanın da vahşi bir tadı var
öyle vahşi bir tad ki dayanılır gibi değil
çünkü ayrılık da sevdâya dahil
çünkü ayrılanlar hâlâ sevgili

-4.

yalnızlık
hızla alçalan bulutlar
karanlık bir ağırlık
hava ağır toprak ağır yaprak ağır
su tozları yağıyor üstümüze
özgürlüğümüz yoksa yalnızlığımız mıdır
eflatuna çalar puslu lacivert
bir sis kuşattı ormanı
karanlık çöktü denize
yalnızlık
çakmak taşı gibi sert
elmas gibi keskin
ne yanına dönsen bir yerin kesilir
fena kan kaybedersin
kapını bir çalan olmadı mı hele
elini bir tutan
bilekleri bembeyaz kuğu boynu
parmakları uzun ve ince
sımsıcak bakışları suç ortağı
kaçamak gülüşleri gizlice
yalnızların en büyük sorunu
tek başına özgürlük ne işe yarayacak
bir türlü çözemedikleri bu
ölü bir gezegenin
soğuk tenhalığına
benzemesin diye
özgürlük mutlaka paylaşılacak
suç ortağı bir sevgiliyle

-5.

sanmıştık ki ikimiz
yeryüzünde ancak
birbirimiz için varız
ikimiz sanmıştık ki
tek kişilik bir yalnızlığa bile
rahatça sığarız
hiç yanılmamışız
her an düşüp düşüp
kristal bir bardak gibi
tuz parça kırılsak da
hâlâ içimizde o yanardağ ağzı
hâlâ kıpkızıl gülümseyen
-sanki ateşten bir tebessüm-
zehir zemberek aşkımız
 

Attila İlhan

Yorum (3) Yorum yaz!

Sevdiğim Şiirlerden Biri

"O olmazsa yaşayamam." demeyeceksin.

Demeyeceksin işte.

Yaşarsın çünkü. Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.

Çok sevmeyeceksin mesela.

O daha az severse kırılırsın.

Ve zaten genellikle O daha az sever seni, O'nu

sevdiğinden.

Çok sevmezsen, çok acımazsın.

Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.

 

Çalıştığın binayı, masanı, telefonunu, kartvizitini...

Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.

Senin değillermiş gibi davranacaksın.

Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de korkmazsın.

Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.

Çok eşyan olmayacak mesela evinde.

Paldır küldür yürüyebileceksin.

İlle de bir şeyleri sahipleneceksen,

Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.

Gökyüzünü sahipleneceksin, güneşi, ayı, yıldızları...

Mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak.

"O benim." diyeceksin.

Mutlaka sana ait olmasını istiyorsan bir Şeylerin...

Mesela gökkuşağı senin olacak.

 

İlle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait olacaksın.

Mesela turuncuya, ya da pembeye.

Ya da cennete ait olacaksın.

 

Çok sahiplenmeden, çok ait olmadan yaşayacaksın.

Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi,

Hem de hep senin kalacakmış gibi hayat.

Ucundan tutarak...

 

Can Yücel

 

 

Not: Arkadaşlar kesinlikle bu sefer copy-paste olayına girmeden her hafri kendim yazdım :)

 

Yorum (4) Yorum yaz!